Emin KORAMAZ’ın Kurultay Açış Konuşması

Sayın Konuklar, Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Öğrenciler

Hepinizi Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yönetim Kurulu adına dostlukla selamlıyorum. Bilgisayar Mühendisleri Odamız tarafından düzenlenen ve bilgisayar mühendisliği alanındaki güncel gelişmeleri ve meslektaşlarımızın sorunlarını ele alacağımız bu kurultayda aranızda olmaktan kıvanç duyuyorum.

İlk ortaya çıktığı dönemden bu yana bilgisayarların boyutları küçülürken, hayatlarımızda kapladığı alan hızla büyüyor. Ülkemizde ilk olarak Karayolları Genel Müdürlüğü için kullanılan bilgisayar neredeyse bir oda büyüklüğündeyken, aradan geçen yaklaşık 60 yılda, artık hepimiz ceplerimizde birkaç tane bilgisayar taşır hale geldik.

1960 yılında kullanılan ilk bilgisayarla 63 kilometre uzunluğundaki Polatlı-Sivrihisar yolunun hesaplamaları yapılmıştı. Bugün artık bilgisayar-bilişim teknolojilerinin elinin değmediği bir alan kalmadı. Ulaşımdan haberleşmeye, eğitimden sağlığa, tarımdan denizciliğe kadar hayatımızın her alanında bilgisayar kullanılıyor.

Bilgisayarın hayatlarımızdaki yeri büyürken, bilgisayar mühendislerinin sorunları da giderek büyüyor. Az önce değerli Oda Başkanımızın da dile getirdiği gibi, Bilgisayar Mühendisleri eğitimden iş bulmaya, üretimden örgütlenmeye kadar pek çok alanda sorunlarla karşı karşıya. Bu kurultayın bilgisayar mühendisi meslektaşlarımızın sorunlarının çözümüne katkıda bulunacağına inanıyorum.

Sayın Konuklar, Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğiniz gibi TMMOB ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının hak ve çıkarlarını halkımızın çıkarları temelinde korumak ve geliştirmek, mesleki, sosyal ve kültürel gelişmelerini sağlamak ve mesleki birikimlerini toplum yararına kullanmalarının zeminini yaratmakla görevlidir.

Bu doğrultuda mesleki alanlarımızla ilgili gelişmelerin ve politikaların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutlarını derinlemesine kavramak, yorumlamak ve toplumu bilgilendirmek için bir dizi etkinlik düzenliyoruz.

İki yıllık çalışma dönemimizde Odalarımızla birlikte düzenlediğimiz 200’ü aşkın etkinlikte paylaştığımız bilgi ve birikimlerin toplum yararına hayata geçirilmesi için mücadele ediyoruz.

Yayınladığımız raporlarla, açtığımız kamu davalarıyla, düzenlediğimiz kongre-sempozyumlarla, yaptığımız açıklamalarla bilimin ve tekniğin halktan ve doğadan yana kullanılmasıyla başka bir dünyanın mümkün olabileceğini ortaya koymaya çalışıyoruz. Bugünkü etkinliğimiz de böylesi bir bakış açısının ürünüdür.

Bizler bilimin ve tekniğin halk için kullanılmasını benimsemiş bir örgütüz. Binlerce yıllık medeniyet birikimimizin ortak ürünü olan bilginin, tekniğin ve teknolojinin kamusal niteliğinin göz önünde bulundurularak halkın ortak çıkarı için kullanılması gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz.

Bilgi ve teknolojinin belirli kesimlere ait bir ayrıcalık olmaktan çıkartılarak kamusal bir nitelik kazandırılması aynı zamanda bilgi ve teknolojinin de sınırlarından kurtarılarak özgürleştirilmesi anlamına gelir.

Özgür bilim, yeni teknolojik gelişmelerin ve bilimsel buluşların en önemli şartıdır. Modern bilim nasıl ki ortaçağın skolastik düşüncesinin dar kalıplarının yıkılmasıyla geliştiyse, günümüzün teknolojisi de sermayenin kâr odaklı kalıplarından kurtulduğunda yepyeni bir boyut kazanacaktır.

Sayın Konuklar, Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğiniz gibi, dünya bilim ve teknoloji alanında çok hızlı bir gelişim ve değişim süreci yaşamaktadır. Üretilen bilginin her 2-3 yılda ikiye katlandığı belirtilmektedir. Bilime ve teknolojiye hakim olan güçler dünyayı da egemenlikleri altına almaktadırlar. Bu nedenle gelişmiş ülkeler bütçelerinden mühendislik- bilim teknoloji ve eğitim alt yapısına ayırdıkları payı gün geçtikçe artırmaktadırlar.

Ne yazık ki, ülkemizde bu konuda gerekli çalışmalar yürütülmemektedir. 2018 yılı verilerine göre ülkemizde AR-GE harcamalarının Gayri Sahi Yurtiçi Hasıla içerisindeki payı % 0,96 seviyesinde iken OECD üyesi ülkelerin ortalaması % 2,36 dır.

Öte yandan, son 17 yılda ülkemizdeki üniversite sayısı iki kattan fazla artırılmıştır. Mühendislik bölümlerinde öğrenim gören öğrenci sayısında da benzer artışlar söz konusudur. Ancak eğitime ayrılan ödenekler, öğretim görevlisi sayısı ve üniversite koşulları gibi göstergelerde eşdeğer bir artış yoktur.

Devlet tarafından desteklenen Özel Üniversiteler nedeniyle yükseköğretim ticari bir faaliyet alanına dönüşmüştür. Ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarının % 40’ı özel üniversitelerden oluşmaktadır.

Cemaat ve tarikatların yükseköğretim sistemindeki kadrolaşması, çalınan-servis edilen sorular, yandaşlar için özel tahsis edilen kadrolar gibi nedenlerle akademik kadroların niteliği düşmüştür. ODTÜ bünyesinde oluşturulan URAP’ın dünya çapındaki üniversitelerinin akademik performanslarına göre yaptığı sıralamada ilk 500 içinde hiçbir üniversitemiz yer almamaktadır. İlk 1000 içinde ise sadece 13 Üniversitemiz bulunmaktadır. Bunların tamamı da 1990 yılı öncesinde kurulan üniversitelerdir.

Eğitim-öğretimdeki teori-pratik uyuşmazlığı, öğretim elemanı eksikliği gibi genel sorunların yanında, eğitim programları, ders içerikleri, laboratuvar, derslik, kütüphane, bilgisayar donanımı, araştırma ve barınak olanakları birbirine göre oldukça büyük farklılıklar gösteren eğitim kuruluşları arasında ciddi bir nitelik farkı sorunu yaratmaktadır

Bu eşitsiz gelişme koşullarında ve ülkemiz mühendislerinin yatırımdan kopuk politikalarla geriye düşürüldüğü mesleki formasyonla, mühendislik hizmetleri ve ileri teknoloji isteyen yatırımlarda iş gücü istihdamı, gelişmiş ülkelerden Türkiye’ye doğru gerçekleşmekte, meslek uygulama alanlarımız gün geçtikçe daraltılmaktadır.

Sayın Konuklar, Değerli Meslektaşlarım,

Ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimizi hepimiz biliyoruz. Yıllarca uygulanan rant temelli politikalar nedeniyle üretimi, yatırımı, sanayileşmeyi, bilimi, teknolojiyi, mühendisi ve insanı ikincilleştiren bir ekonomik yapı oluşmuştur.

Bugün yaşadığımız yüksek enflasyon, yüksek döviz kurları, aşırı borçluluk, kronik işsizlik ve sürekli zamlar, yanlış ekonomik tercihlerin sonucudur. Bu durumun acı toplumsal sonuçları arasında son günlerde sıklıkla duyduğumuz toplu intiharlar da bulunmaktadır. 

Bu noktada gerek duyduğumuz şey toplumsal kalkınmadır. Bunun için stratejik ön görüyle tüm alanlarda ve tüm sektörlerde uzun erimli ulusal-toplumsal çıkarları esas alan politikalar gerekmektedir.

Bilim ve teknolojide yetkinleşmeli; bunu ülke ölçeğinde refah sağlayıcı toplumsal ekonomik faydaya dönüştürmeli ve bu amaçla kapsamlı bir ulusal strateji belirlenmelidir.

80’li yıllardan bu yana özelleştirme, serbestleştirme, kuralsızlaştırma, finans ve rant uygulamalarıyla tahrip edilen ekonomik ve sosyal yapı, kamusal bir anlayışla yeniden ayağa kaldırılmalıdır.

Doğaya ve insan yaşamına saygı gösteren bir yaklaşımla üretim, sanayileşme, kalkınma tam istihdam ve toplumsal refah perspektifi benimsenmelidir.

Topraklarımız, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımız, mühendislerimiz ve emekçilerimiz az sayıdaki türedi için değil, ülkemizin, toplumumuzun gelişmesi için seferber edilmelidir.

Bizler TMMOB olarak 70’li yıllardan beri sahip olduğumuz bilimsel-teknik aklı, sömürgenlerin değil halkın çıkarları için kullanmanın mücadelesini verdik, veriyoruz.

Bugün burada bizi bir araya getiren de, bilimsel-teknik alandaki gelişmeler ile birikimlerimizi paylaşmak ve toplum yararına kullanabilmektir. Ülkemizin ve dünyamızın geleceğinin biricik güvencesi olan bu kamucu anlayışı büyütmeye, yaygınlaştırmaya mecburuz.

Sevgili Arkadaşlar,

Sözlerime son verirken başta Bilgisayar Mühendisleri Odamızın değerli yöneticileri ve Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü olmak üzere, bu önemli etkinliğe emek veren tüm arkadaşlarımıza ve değerli bilgilerini bizimle paylaşacak bilim insanlarımıza teşekkür ediyorum.

Bilimin ışığıyla aydınlanmış eşit-adil bir ülkede ve barışın egemen olduğu özgür bir dünyada yaşamak dileğiyle TMMOB Yönetim Kurulu adına sevgi ve selamlarımı sunuyorum.

Emin KORAMAZ
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

23 Kasım 2019, Hacettepe Üniversitesi, Ankara

Hülya KÜÇÜKARAS’ın Kurultay Açış Konuşması

Sayın Rektör, Sayın Dekan, Sayın Bölüm Başkanı,
Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Değerli Konuklar,
Çok Sevgili Üyelerimiz, Meslektaşlarımız,
Sevgili Öğrenciler,

Sizleri bilgisayar, yazılım, bilişim sistemleri mühendislerinin meslek örgütü Bilgisayar Mühendisleri Odasının yönetim kurulu adına en içten duygularımla, bir arada olmanın kıvancıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, onur verdiniz.

Hacettepe Üniversitesi, “bilgisayar” teriminin kullanıldığı ilk kurum, “bilgisayar bilimleri mühendisliği” adıyla lisans programını açan ilk üniversitedir. “Bilgisayar” sözcüğünün 50. yaşını da kutladığımız kurultayımızı, Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümüyle birlikte düzenlemenin övüncünü taşıyoruz. Etkinliğimize ev sahipliği yapan Hacettepe Üniversitesine; bizlere yüreklerini açan, bilgi ve deneyimlerini aktarmak için koşup gelen tüm konuşmacılara  candan teşekkürlerimizi sunarız.

Saygıdeğer Katılımcılar,

Bizim bir gerçeğimiz var: Bilgisayar mühendisliği eğitiminin niteliği istenen düzeyde değil. Bireyi özgürleştirmesi beklenen eğitim, her bakımdan temel sorunumuz; ama biz, doğal olarak kendi meslek alanımızı önceleyerek saptamalarda bulunuyoruz. Üniversitelerimizdeki 200’e yakın lisans programından her yıl 10.000 kadar bilgisayar mühendisi mezun oluyor. Birbirlerinden nitelik açısından çok farklı koşullarda yetişen mühendisler, iş yaşamına katılmak için yarışıyorlar… Ne acıdır ki el ele, omuz omuza olmalarını beklediğimiz meslektaşlarımız birbirleriyle yarıştırılıyorlar. Üstelik mühendislik fakülteleriyle teknoloji fakültelerindeki mühendislik bölümleri birbirleriyle çekişiyorlar…

Bizim bir gerçeğimiz var: İşsiziz!… Genç işsizliğinin resmi kayıtlarda %30’a yaklaştığı ülkemizde, meslektaşlarımız da işsiz. İŞKUR’un 2018 kayıtlarında 4.000’e yakın meslektaşımızın iş aradığı gözüküyor. Bunun nedenlerini de çözümlerini de biliyoruz.

Bizim bir gerçeğimiz var: Üretmiyoruz, uyarlıyoruz!… Evet, ne yazık bu ülkenin bilgisayar mühendisleri, yepyeni sistemler tasarlayıp geliştirmek, yeni teknolojiler için araştırma-geliştirme yapmak yerine hazır ürünlerin uyarlanmasıyla zaman tüketiyor; yaratıcılıkları örseleniyor. Mühendislik, tanımı gereği yeni süreçleri planlamak, yaşamı dönüştürmektir; oysa biz, benzer süreçleri uyarlayarak ya da yalnızca kontrol ederek mesleğimize yabancılaşıyoruz.

Değerli Konuklar,

Bizim bir gerçeğimiz var: Mesleğimizi tanımıyoruz!… Zamandan ve yerden bağımsız, etki alanı çok geniş, dokunduğu insanı ve o insanın yaşamını değiştiren mesleğimizin toplumsal ve kültürel yanlarını yeterince içselleştirmiş değiliz. Geliştirdiğimiz sistemlere kamu yararı gözüyle bakmayı, dahası kamu sistemlerinin tasarımıyla, uygulamasıyla yurttaşlık haklarının bir parçası olduğunu yeterince kavramış değiliz…

Bizim bir gerçeğimiz var: Örgütlenemiyoruz. Örgütlü davranmayı da bilmiyoruz. Sorunların bireysel olmadığını, kişiye özgü olmadığını, tam tersine birer politika konusu olduğunu anlamakta ve bu sorunları çözmek için örgütlenmenin zorunluluğunu görmekte eksik kalıyoruz…

Ve bizim bir gerçeğimiz daha var: Bu kez gerçeklikten uzak bir gerçeklik… Kalkınma planında, cumhurbaşkanlığı programında bilişim konusunda sıralananlar, ülke gerçekliğinden kopuk… Plan ve programlarda “Dijital Türkiye Yol Haritası, blokzinciri -yani öbekzinciri- teknolojisiyle sayısal para, Yapay Zekâ Teknolojileri Yol Haritası, Milli Teknoloji Hamlesi, yazılım geliştirici ekosistemi” gibi kalıp tümcelerle yazılmış hedefler epeyce şaşırtıcı… Açıkçası, on yıldır İnternet altyapısı için bile hedefler tutturulamamışken, onlarca yıldır tüm girişimlerimize karşın kamu bilişim çalışanlarının kadroları ve özlük hakları için gelişme olmamışken, bilişim kesimi ekonomik bunalımın çıkmazlarıyla boğuşurken bu hedefler hiç de akla yatkın gelmiyor…

İşte bütün bu gerçekler, Bilgisayar Mühendisleri Odasının var olma nedeni, bu kurultayları düzenlememizin gerekçesidir.

Bu koşulları, bu sonuçları yaratanlar doğrudan biz olmayabiliriz; ama bu olumsuzlukları giderme istencini gösterenler biz olmalıyız. Çünkü bizim, saydığım bu gerçeklerden öte, çok daha önemli bir gerçeğimiz var: Genciz, kıpır kıpırız… Mesleğimiz genç, Odamız genç…

Bilgisayar mühendisliği, hep genç olan, hep genç kalan; bu yönüyle toplumun önünde yürüyen bir meslektir… Bizler, değiştiren, değiştirme gücü olan özneleriz; her disipline, her alana dokunan; insanları, toplumları ardından sürükleyen bir mesleğin üyeleriyiz.

Değerli Katılımcılar,

Kurultaylarımızda gençliğimizin, değiştirme gücümüzün ve mesleğimizin bize kazandırdığı bu önemli özellikleri bilince çıkarmayı amaçlıyoruz. Mesleğimizin doğasına uygun olarak sorunlarımızı doğru tanımlayıp çözüm seçenekleri üretmeyi; sizlerin önerilerini, görüşlerini derlemeyi istiyoruz. Kurultay içeriklerimizi, hatta -gözünüzden kaçmamıştır- kurultay oturumlarının bol soru imli başlıklarını da bu doğrultuda oluşturuyoruz.

Bir yandan Odamızın yürüttüğü çalışmaları üyelerimize, meslektaşlarımıza aktarırken diğer yandan kendimizi, ürünlerimizi, bilişim politikalarını, BMO’dan beklentileri sorgulayıp ülkemizin geleceğini, bu gelecekte üstümüze düşen görevleri tartışmayı hedefliyoruz.

Evet, bizim görevlerimiz var:

  • Belli kesimlere değil, ülke kalkınmasına hizmet eden bilim, teknoloji ve bilişim politikalarının oluşturulup uygulamaya geçirilmesi uğraş veriyoruz, vereceğiz.
  • “Bilim, teknoloji evrenseldir; insanlığın ortak malıdır; dayanışmayla, paylaşılarak üretilmelidir,” diyoruz, demeyi sürdüreceğiz.
  • Bilginin özgürce yayımlanmasını, dolaşımını ve paylaşımını savunuyoruz, savunacağız.
  • İnsanlığın ortak bilgisi, özgür ansiklopedi Wikipedia’ya erişim bu ülkede yasaklıyken biz inadına evrensel bilgiye katkı yapmak için çabalayacak, “Wikipedia”ya özgürlük isteyeceğiz.

Bizim görevlerimiz var:

  • Bir parçası olduğumuz TMMOB’nin toplumcu mühendislik anlayışıyla yol alıp
    mühendislik ürün ve hizmetlerinin, kamu yararına kullanılması için çalışıyoruz, çalışacağız.
  • Mesleğimizle ilgili konularda kamuoyunu aydınlatmak, doğru bilgilendirmek için çalışıyoruz, çalışacağız.
  • Bilişim alanında kamu adına mesleki denetimler yapmak; bu bağlamda meslektaşlarımızın haklarını tanımlamak ve korumak için çalışıyoruz, çalışacağız…

Çünkü biz biliyoruz ki bir mesleğe sahip olmak yalnızca kişisel bir seçim değil, yaşam içerisinde bir duruş, bir toplumsal sorumluluktur!

* * *

Toplumsal sorumluluklarımız, yükümlülüklerimiz çok büyük… Algılarımızı körleştirircesine yönetilen ülkemiz yapay gündemlerle karanlıklara savrulurken biz susmayacağız!…

İnsanlığın ilerici birikiminden beslenerek bu ülkeyi kuşatan gericiliğe, dinselleştirme karabasanına, karşıdevrime, baskıcı yönetime direnecek; özgürlük, laiklik, barış, demokrasi için sesimizi yükselteceğiz.

Çünkü biz biliyoruz ki düşünce özgürlüğü, demokrasi, laiklik yoksa bilimsel bilginin yeşerip serpileceği toprak da yoktur, insanlık yararına mühendislik de…

Çünkü biz biliyoruz ki kavram tasarımından yoksun, analitik düşünceden uzak, sormayan, sorgulamayan kuşaklar yetiştiren bu eğitim sistemiyle, böyle bir eğitimi kanıksamış bir toplumla
21. yüzyılın bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin belirleyicisi olamayız.

Saygıdeğer Katılımcılar,

İçinde yaşadığımız topluma, insanlığın geleceğine karşı ödevlerimizi yerine getirirken hiç kuşkusuz dayanışmamızdan, mesleki örgütlenmemizden güç alacağız. Bir de tarihimizden… Cumhuriyet tarihimizden, bilişim tarihimizden…

Bu yıl, bağımsızlık savaşımızın 100. yılını kutluyoruz. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bilge önderliğiyle başlayan; devrimcilerimizin, yurtsever aydınlarımızın canları pahasına yürüttükleri demokrasi, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Bilişim tarihimizi yaratan öğretmenlerimiz, öncülerimiz de aynı kararlılıkla, Cumhuriyetimizin aydınlanmacı, ilerici çizgisini sahiplenen tutumlarıyla bizlere örnek oluyorlar, esin kaynağı oluyorlar. İlk kurultayımızda Cumhuriyetin bize armağanı hocalarımız Bülent EPİR, Necdet BULUT, Oğuz MANAS ve Mustafa AKGÜL’ü anmıştık; bu kurultayımızda Esen ÖZKARAHAN, Yüksel UÇKAN ve Nadir YÜCEL’in adlarını yaşatıyoruz… Onlar bize edimlerimizle, ürünlerimizle, sesimizle, sözümüzle birer “tarih yapıcı” olduğumuzu bir kez daha anımsatıyorlar.

Cumhuriyetimizin kurucularını, devrimlerimizi başlatıp sürdüren aydınlarımızı; laik ve bilimsel eğitimden ödün vermeden bizleri yetiştiren, mesleğimizi insan ve yurt sevgisini kuşanarak yücelten öğretmenlerimizi sonsuz gönül borcumuzla, en derin saygılarımızla anıyoruz.

Değerli Konuklar,

Kurultayımıza katılarak, heyecanımızı paylaşarak bizleri çok mutlu ettiniz. Katılımınız, güçbirliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Kurultayımızda BMO’nun yürüttüğü çalışmalardan söz edeceğiz. Bilgisayar Mühendisliği Lisans Eğitimi Durum Saptama Raporu hazırlıklarının, meslek tanımları ve mesleki denetim düzenlemelerine ilişkin çalışmaların, üyelerimize yönelik profil belirleme araştırmasının ve gençlerimize yönelik “Nasıl Bir Staj İstiyoruz?” sormacasının sonuçlarını sizlerle paylaşacağız. Bu çalışmalara emek veren komisyonlarımıza, üyelerimize ve katkıda bulunan dostlarımıza içtenlikle teşekkür ederiz.

Özverili çalışmaları ve işbirliğiyle kurultayımızın gerçekleşmesini sağlayan düzenleme kurulumuza, yol gösterici önerileriyle bizlere ışık tutan danışma kurulumuza, etkinliğin başarısı için emek veren Oda Koordinatörümüze ve Oda çalışanlarımıza, bize bu güzel ortamı hazırlayan Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezinin yöneticilerine ve çalışanlarına yürek dolusu teşekkürlerimizi sunarız.

Sevgili Meslektaşlarım,

Kendimizi mesleğimizle tanımlıyor, yaşamın her alanında mesleğimizle var oluyoruz. Diliyoruz ki varoluşumuzun adresi Bilgisayar Mühendisleri Odasını, meslek odamızı bu kurultayın çıktılarıyla ileriye taşıyalım.

Diliyoruz ki 6.359 üyemizle, genel merkezimizin yanı sıra İstanbul, İzmir, Adana ve Samsun’daki temsilciliklerimizle çoğalttığımız örgütlenmemizi, birbirimizin sesini işitip hep birlikte ses verdiğimiz buluşmalarımızla, kurultaylarımızla pekiştirelim.

Ver her adımda büyüttüğümüz dayanışmamızla bir kez daha vurgulayalım: Biz bu ülkenin geleceğiyiz; umudun ta kendisiyiz!…

Bu duygularla hepinize yönetim kurulumuz adına saygılarımı sunarım. Hoş geldiniz, onur verdiniz…

Hülya KÜÇÜKARAS
Bilgisayar Mühendisleri Odası
4. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

23 Kasım 2019, Hacettepe Üniversitesi, Ankara

Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı’nın İkincisi 23-24 Kasım 2019’da Düzenleniyor!

TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odasının, ilkini İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesinde 10-11 Şubat 2018’de düzenlediği Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı’nın ikincisi 23-24 Kasım 2019 Cumartesi-Pazar günlerinde Ankara’da Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezinde (Sıhhiye Yerleşkesinde) Kırmızı Salonda gerçekleştirilecek.

Düzenleyicileri Bilgisayar Mühendisleri Odası ile Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü olan etkinliğimiz bilgisayar, yazılım, bilgisayar bilimleri, bilişim sistemleri ve bir bütün olarak BMO kapsamındaki mühendislik bölümlerinden mezun meslektaşlarımız ve bu bölümlerin öğrencilerinin yanı sıra kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerinin, bilim insanlarının, sektör temsilcilerinin bir araya geldiği, sorunların ve çözüm önerilerinin tartışıldığı, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı bir zemin oluşturmaktadır. Bilgisayar mühendisliği eğitiminden çalışma yaşamına, teknolojinin etkilerinden mesleki örgütlenmeye dek her alanda bilgisayar mühendisliğini ve bilgisayar mühendislerini gündeme taşıyan kurultayın bu kapsamıyla özelde mesleğimiz ve meslektaşlarımız, genelde ise bilişim sektörü için önemli bir boşluğu doldurduğu düşünülmektedir.

Bilgisayar Mühendisleri Odasının gelenekselleşmesi hedefiyle gerçekleştirdiği kurultayın, bilgisayar mühendislerinin birlikte düşünmek, birlikte üretmek için heyecanla beklediği bir buluşma ortamı olduğu kanısındayız. Güncel teknolojik gelişmeler ve toplumsal olguları yorumlayarak kendimizi sorgulamak, toplumsal duyarlılığımızı meslek bilincimizle harmanlayarak kendimizi yenilemek üzere yola çıktık. Bu yolda sizlerin destek ve katkılarıyla yürümeyi; çıktıları, mesleğimizi ileriye taşıyacak kurultayımızda bir arada olmayı, dayanışma ve güçbirliğimizle bütünleşmeyi diliyoruz.

Bilgisayar mühendisleri açısından öğretici, verimli, doyurucu ve ufuk açıcı olacağına inandığımız bu kurultayda tüm meslektaşlarımızı heyecanımızı paylaşmaya; dinlemeye, anlamaya, anlatmaya ve tartışmaya çağırıyoruz!

Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı Düzenleme Kurulu

23-24 Kasım 2019 Cumartesi-Pazar günleri tüm gün sürecek kurultaya sitemizden kayıt yaptırabilirsiniz.

Kurultay’da “Bilgisayar Mühendisleri” Her Yönüyle Ele Alınacak

Odağına bilgisayar mühendislerini ve bilgisayar mühendisliğini alan, bu yönüyle bir “ilk” olan Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı’nda bilgisayar mühendislerinin eğitimi, meslek alanı, çalışma yaşamı, toplumsal rolü ve sorumluluğu, konunun uzmanları ve katılımcılarca her yönüyle değerlendirilip tartışılacak.

İçeriği, Kurultay Danışma Kurulunun önerileri ve Oda üyelerinin bir sormaca (anket) ile derlenen görüşleriyle belirlenen etkinliğin ilk gününde, bilgisayar mühendisliği eğitimi, bilgisayar mühendisinin kamuda ve özel kesimde çalışma yaşamı, meslek alanıyla ilgili düzenlemeler ve mesleki denetim konuları gündemi oluşturucak; yine bir ilk olarak Bilgisayar Mühendisleri Odasının çalışmalarını sürdürdüğü “Bilgisayar Mühendisleri Profil Araştırması“nın ilk bulguları da kamuoyuyla paylaşılacak.

Etkinliğin ikinci gününde ise yapay zekâ, güncel teknolojiler ve özgür yazılım gibi günlük yaşamımıza olduğu kadar toplumsal ve kültürel yapıya da etki eden teknolojik gelişmeler, bilgisayar mühendisleri ve bilgisayar mühendisliğinin geleceği açısından ele alınacak. Etkinliğin son oturumunda, kurultay boyunca yapılan değerlendirmeler ışığında bilgisayar mühendisinin soruları, sorunları ve görevleri, meslek odasının bu noktadaki yeri ve önemi “Şimdi Bilgisayar Mühendisi Ne Yapsın?!” başlıklı forumda tartışılacak.

Kurultayın kapanışında, kurultayda ele alınan konuların ve yapılan tartışmaların bir çıktısı olarak “Sonuç Bildirgesi Taslağı” katılımcılarla paylaşılacak.

Dinleyicilerin düşünce ve görüşlerini dile getirerek etkin katılımcı olmalarının önemsendiği kurultay akışında, bilgisayar mühendisliğine, bilişim alanına emek vermiş, değerli katkılarda bulunmuş ve şimdi aramızda olmayan büyük akademisyenler de anılacak.

Kurultay oturumlarında yapılan konuşma ve tartışmaların kayıtlarının, ulaşılan sonuçların kalıcı kılınması ve bu sonuçların Bilgisayar Mühendisleri Odasının gelecekteki çalışmalarına yön vermesi amacıyla ileride bir kitapçık olarak yayımlanması da tasarlanıyor.

Kurultay izlencesi ve oturum içeriklerine İzlence (Program) sayfasından erişebilirsiniz.

Büyük Hocaların Adları Kurultay’da Yaşıyor

Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı kapsamında düzenlenen oturumlar, anılarını yaşatmak, geleceğe ışık tutan öğretilerini genç kuşaklara aktarmak amacıyla  bilgisayar mühendisliğine, Türkiye’de bilişim teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasına büyük emekler veren değerli akademisyenlere adandı.

1978 yılında yitirdiğimiz Dr. Necdet Bulut‘un adı, “Şimdi Bilgisayar Mühendisi Ne Yapsın?” oturumuna, 1991 yılında yitirdiğimiz Dr. Bülent Epir‘in adı “Üniversiteler ve Bilgisayar/Yazılım/Bilişim Sistemleri Mühendisliği Eğitimi” oturumuna, 2017 yılında yitirdiğimiz Dr. Oğuz Manas‘ın adı “Güncel Teknolojiler ve Geleceğin Mühendisliği” oturumuna ve yine 2017 yılında yitirdiğimiz Dr. Mustafa Akgül‘ün adı “Özgür Yazılım, Özgür Toplum” oturumuna verildi.

 

Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı Düzenleniyor!

TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası olarak, mesleğimizin geleceğini ve toplumsal sorumluluklarımızı tartıştığımız Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı’nın beşincisini bu yıl ODTÜ’de gerçekleştiriyoruz. Mesleki bilgi birikimimizi, toplumun ortak yararını önceleyen mühendislik anlayışımızla buluşturduğumuz bu buluşmada, teknolojinin dönüştürücü gücünü demokratik, katılımcı ve özgürlükçü bir gelecek için nasıl kullanabileceğimizi konuşacağız. Bilişim teknolojilerinin üretim ilişkilerindeki rolü, temsili demokrasinin sınırlarını aşan katılım biçimleri, özgür yazılım ve ortak üretim kültürünün gelişmesi, mesleğimizin önümüzdeki dönemde üstlenebileceği sorumluluklar tartışmalarımızın merkezinde olacak.

Ülkemizin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve ekolojik krizler karşısında, bilişim teknolojilerinin eğitimden hukuka, afet yönetiminden emek mücadelesine, mesleki denetimden toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar tüm alanlarda yaratabileceği çözümleri birlikte değerlendireceğiz. Kurultayımız, akademisyenlerden öğrencilere, ücretli ve serbest çalışan meslektaşlarımızdan işsiz kalan mühendislerimize kadar geniş bir katılımla, deneyimlerin paylaşıldığı, ortak aklın üretildiği bir zemin olacak. Hep birlikte, bilimi ve tekniği emekçi halkın hizmetine sunma kararlılığımızı bir kez daha güçlü bir şekilde ifade edeceğiz.