Saygıdeğer Konuklarımız,

Çok Sevgili Meslektaşlarım,

Sizleri, uzun yılların düşünü gerçekleştirmenin heyecanı ve sevinciyle selamlıyorum. Kurultayımıza hoş geldiniz!

Bilgisayar mühendislerinin gündeminin belirleneceği, sorunlarının tartışılacağı bir Ulusal Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı düzenleme düşüncesi, meslektaşlarımızın Elektik Mühendisleri Odasında örgütlendiği günlere dayanır. Kayıtlara yansıyan ilk kararın tarihi
4 Nisan 2010. Üzerinden 8 yıl geçmiş…

Bildiğiniz üzere bilgisayar, yazılım, enformatik, bilişim mühendisliği mezunlarının meslek örgütü olan Bilgisayar Mühendisleri Odasını 2012’de kurduk. 5 yıllık Odamızın çalışma programlarında da yer alan Bilgisayar Mühendisleri Kurultayını bilişim kesiminde düzenlenen diğer tüm etkinliklerden ayıran, biricik kılan bir özelliği var: Bu kurultayın konusu biziz; mesleğimiz, meslektaşlarımız…

Mesleğimizin bu ülkedeki geçmişi 35 yıllık. Ben, bu tarihin tanığıyım. Deyim yerindeyse bu tarihin ta kendisiyim.

Bizler, çok özel eğitimcilerin ülke tutkusu ve insan sevgisiyle yetiştik. İnsanlığın ilerici birikiminden beslenen öğretmenlerimiz, bilişim teknikbiliminin ülke kalkınmasının başat  aracı olduğunu belirtiyor, bilişimin “gelecek yaratıcı” yönünü öne çıkararak ekonomik ve toplumsal gelişmenin temeli olduğunu vurguluyorlardı.

Bu anlayışla yetişen ilk bilgisayar mühendisleri, içinde yaşadığı toplumu bilişim toplumuna dönüştürmenin sorumluluğunu taşıyordu. Çalışıyor, üretiyor ve geliştirdiğimiz her uygulamayla değiştiriyorduk… Evet, dokunduğumuzu değiştiriyor, yeni bir kültür, yeni bir yaşam biçimi oluşturuyorduk.

Bu durum bugün de geçerlidir. Teknoloji gelişti, sorunlar alabildiğine karmaşıklaştı; ama bir şey değişmedi: Biz bilgisayar mühendisleri, içinde olduğumuz toplumun hep önünde yaşarız. Gözümüz, yüzümüz ileriye, geleceğe dönüktür. Ürünlerimizin insanlığı ve dünyayı daha iyiye götürmesi için uğraş veririz; insanların mutluluğunu, gönencini isteriz.

Düşlerimiz, hedeflerimiz böyle de peki gerçekler bizden yana mı? Kendimizden, yaptıklarımızdan ne denli hoşnuduz?

İşte kurultayımızın ana amacı, bu soruları tartışmaya açmak, yanıtlara hep birlikte ulaşmak: Biz kimiz, neler yapmak istiyoruz, yapmak istediklerimizin önündeki engelleri nasıl kaldırırız? Bu kurultayın ana amacı, kendimizi, kimi kez bize dayatılan koşulları sorgulamak; geleceği kurmak için yol alanların kendilerini ve koşulları değiştirmek için neler yapabileceklerini ortaya koymak.

Kurultayımızın içeriğini oluştururken tasarılarımızı ilkin üyelerimizle paylaştık. Tartışmayı yeğlediğimiz konuları üyelerimizle birlikte saptayalım istedik ve bir sormaca düzenledik. Sormacamıza gelen yanıtları Kurultayımızın Danışma Kuruluyla değerlendirdik. Oturumlarımızın başlıklarını, konuşmacılarını, içeriklerini Danışma Kurulumuzun yönlendirmeleri ve önerileriyle belirledik.

Biliyoruz ki daha nice soru var aklımızda ve pek çok konu var ele alınacak… Hatta yine biliyoruz ki yapılacak hemen her tartışma bizi aynı noktaya götürecek: Ülkenin bilişim politikaları… Bunları unutmuş ya da boşlamış değiliz. Konularımız iki günlük kurultaylara sığmayacak kadar çok; ama ilk kurultayımızda bakışımızı biraz daha kendimize çevirmeyi yeğledik. Burada kapsamadığımız konuları daha başka etkinliklerimizde, özel gündemli çalıştaylarda, oturumlarda irdelemeyi sürdüreceğiz.

Etkinliğimizi, meslektaşlarımızın çoğunluğunun yaşadığı İstanbul’da yaparak bu kentteki bilgisayar mühendisleriyle, bilgisayar mühendisliği öğrencileriyle buluşmayı önemsedik. Öte yandan ilk kurultayımızı bu tarihsel salonda yapmakla buluşmamıza bambaşka bir anlam katmış olduk. Bize kapılarını açan Boğaziçi Üniversitesine, çağrımızı olumlu yanıtlayarak Odamızla birlikte kurultayımızın düzenleyicisi olan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne, bölümdeki tüm öğretmenlerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Kurultayı gerçekleştirmek için adım attığımız ilk andan başlayarak hep yanımızda olan, heyecanımızı paylaşan, yol gösterici önerileriyle bize kılavuzluk eden Danışma Kurulumuza, Danışma Kurulumuzun tüm üyelerine ayrı ayrı candan teşekkürler.

Kurultay oturumlarında yer alarak bizleri onurlandıran, bizleri deneyimleriyle, görüşleriyle varsıllaştıran çok değerli konuşmacılarımıza, kolaylaştırıcılarımıza ne kadar teşekkür etsek az. Kurultayımızı unutulmaz kıldınız!… Biz de üzerimize düşeni yapıp kurultayın sonuç bildirgesiyle, kitapçığıyla katkılarınızı kalıcı kılacağız. Sağ olun, var olun…

Bu kurultay, gönüllü ve gönülden çalışan çok değerli meslektaşlarımın ürünüdür. Düzenleme Kurulunda onlarla birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Haftalar süren uğraşlarımız boyunca bir kez daha anladık ki dayanışma, el ele vermekle, birlikte üretmekle doğup olgunlaşır. Pek çok zorluğa güle oynaya göğüs gerdik; kaynaştık, bütün olduk!… Odamızın yönetim kurulundaki, komisyonlarındaki ve kurultayın Düzenleme Kurulundaki çok sevgili arkadaşlarıma, İstanbul Temsilciliğimize, bizlere destek olmak için koşup gelen pırıl pırıl ve kıpır kıpır öğrencilere -ki onlar kendilerine “karınca” dediler- sizlerin önünde bütün yüreğimle teşekkür ediyorum.

Etkinlik ortamının hazırlanmasında, ikramlarda görev alarak bu kurultayın başarıyla gerçekleşmesi için canla başla emek veren tüm salon ve ikram görevlilerine emekleri için içtenlikle teşekkür ederiz.

Saygıdeğer Katılımcılar,

İlk kurultayımızda mesleğimizin öncülerini, aynı toprakta yaşamaktan, ardılları olmaktan övünç duyduğumuz öğretmenlerimizi anıyoruz. Onlar, yaşamlarıyla, düşünceleriyle, edimleriyle bizlere çok önemli bir ders veriyorlar: Bir mesleğe sahip olmak yalnızca bireysel bir seçim değil, toplumsal bir görevdir!

Öğretileriyle yolumuzu aydınlatan Necdet Bulut’u, Bülent Epir’i, Oğuz Manas’ı, Mustafa Akgül’ü sonsuz gönül borcumuzla, en derin saygılarımızla anıyoruz.

Genç meslektaşlarımızın bu büyük adları, mesleğimize emek veren daha nice öğretmenimizi tanımalarını; neyi, neden ve nasıl yaptıklarını kavramalarını istiyoruz.

Sevgili Meslektaşlarım,

Kendimizi mesleğimizle tanımlıyor, yaşamın her alanında mesleğimizle var oluyoruz. Varoluşumuzu mesleğimiz üzerinden gerçekleştirirken yaptıklarımızla, ürettiklerimizle hemen herkesin yaşamına dokunuyor, her yerde, her şeyde etki yaratıyoruz. Öyleyse, mesleğimize ve toplumumuza karşı yükümlülüklerimiz çok…

İnsanın kendisine yapacağı en büyük iyilik, kendisini onurlandırmaktır. Diliyorum ki bu kurultayda andığımız öğretmenlerimizin dik duruşları, bu kurultayda paylaşacağımız deneyimler ve görüşler, kendimizi yaratma, kendimizi aşma ve sonunda kendimizi onurlandırma yürüyüşümüzde bizlere esin kaynağı olsun…

Değerli Katılımcılar,

Bugün burada birbirimizin sesini işitmek, hep birlikte ses vermek için buluştuk. Bu buluşmada dayanışmamızı, meslek bilincimiz ve toplumsal duyarlılığımızla pekiştireceğiz. Sesinizle, varlığınızla çoğalıyoruz, güçleniyoruz.

Sizlere bu duygularla en içten sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

10 Şubat 2018, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul

Hülya KÜÇÜKARAS
Bilgisayar Mühendisleri Kurultayı
Düzenleme Kurulu Başkanı